|
|
|
neazadem 9 Ay önce
|
Karma: 3
|
|
Sayıklamalar
Kimseye yar olamamışlığı, birçok kimsenin kendisine yar olma talebinde bulunup da yar edemediği ile değil, hiçbir kimsenin kendisini yar olmaya layık görmemesiyle alakalı biri için aşk ne anlama gelir? Bütün seslenişleri, kendisine hüzünle geri dönen birinden bahsediyorum! Bütün intihar girişimleri şans eseri gerçekleşmemiş, varlığı ve yokluğu arasındaki fark sadece bir nüfus cüzdanı kadar olan... Repertuarında hep kederli türküler, hep gurbet şiirleri, hep "Mona Rosa", hep "seni ben, ellerin olsun diye mi sevdim"...
Bütün bağları pamuk ipliğinden, bir başına kalması an meselesi, verdiği kadar var, aldığı kadar yalnız olan biri için hayat nedir ki? Çocukluğu yalnız! İlkgençliği yalnız! Yetişkinliği yalnız! Bunca yalnızlık içinde etrafı insanlar, kalabalık mı kalabalık! Bir yağmura bir de uçsuz bucaksız vadilere dost, bir de...
En zoruna giden, zıkkım gibi, yangından sözlerin günü bugün. Bugün nezaket ve palyaçoluğa revaç yok! "İstemeden kırdıysam" yok! "Yanlış anladınız" yok! Hakikat bunlar kırılabilirsiniz de. Hem her zaman tek parça mı kalacaksınız! Yanlış da anlamadınız aynen dediğim gibi. "Herkese verilen benden esirgendi", yalnız bırakıldım.
Bazen yıkılır ya tahammül bendi. Hani bir karanfilden başka hiçbir şeye kaynamaz kanın. İşte böyle bir ahval üzreyim. İsterdim ki beni "ama"sız anlayacak bir dostum olsun. İsterdim ki...
Anla beni: Dayanamıyorum
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 28/05/2008 23:49 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Yazarken yalan söylemek daha kolay; doğru söylemek de!
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
kardem (Kullanıcı)
http://kardemce.blogcu.com/
usta üye
Gönderiler: 296
|
|
Cvp:neazadem 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 6
|
Bir düş sekmesi beliriyor ellerimin
kelimelere dokunan yalnızlığında...
Bahar ın korunaksız damları işlemişti yüreğinin ince,
kırılgan ve sessiz haykırışlarını yüreğime...
Rüzgârın hafiften içime dokunduğu gecelerde,
rüzgarlığımı unutup gözlerimde beliren düşün yolcusu
oldum daima...
En çok da sırtımda asılı gidişlerinin öyküsüne büründüm...
Noktaların raksını hep bana bıraktın sen...
Gözlerim yorgun,
zamanın ayarsızlığında kaç gece geçip gitti o bahar...
Düşlerimdin, rivayetini şimdi yaşadığım...
güzel bir denemeydi,teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
|
\"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk\'a giden yollarda vuslata vesile..\"
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
Cvp:neazadem 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 3
|
kardem yazan:
QUOTE:
Düşlerimdin, rivayetini şimdi yaşadığım...
eyvallah; şiirle konuşan!
|
|
|
|
|
|
|
Yazarken yalan söylemek daha kolay; doğru söylemek de!
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
Bize En Çok Hüzün Yakışıyor! 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 3
|
|
Soğuk bir bekâr odasında... Bozuk bir radyodan, cızırtılı bir sesle, "seni en çok anlatan" şarkı çalıyor. Frekansı ayarlaman ne mümkün! Alelacele, ceplerine ve etrafına bakıyorsun.
- Bir sigara yakmam lazım!
Derken müzik ve duman bir olup giriyor kanına. Ve dudaklarının arasından, derin bir 'ah' ile ağız dolusu bir duman... Ama müzik, efkârla bir olup kalıyor sende... Şarkını tekrar tekrar söyleyip o bir türlü anlam veremediğim efkâr seanslarına başlıyorsun.
Derken annen geliyor... Başın onun dizlerinde, onun elleri saçlarında... Mutluluk ve huzur kuşatıyor o an her bir yanını.
Aradı da bulamadı mı oğlum,
Utandı da kimseye soramadı mı oğlum,
Bir hayal kadar yakınındayken,
Kapatıp da gözlerini göremedi mi oğlum
Sonra bir doyamamışlık kaplıyor seni, sızlatıyor yüreğini!
...
Derken yârin, helalin geliyor... Senin başın onun göğsünde, onun gözleri derinlerde! Yüzünü okşuyor, o narin elleriyle.
Yârim deyip bel bağladığım,
Ayrılmayacağız diye sözler aldığım.
Şimdi bu gurbetlik de neyin belası
Resmi elimde, hayali gözümde hasret kaldığım
...
Kâbusa dönüşen, tatlı bir hayalden uyandın! Ben kimim, nerdeyim diye sağa sola bakındın. Yine o boşluk, yine yalnızlık değil mi?
Boş ver dostum boş ver gitsin!
Bize, hüzün yakışıyor!
Bize, en çok hüzün yakışıyor!
Dostum!
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 28/05/2008 23:50 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Yazarken yalan söylemek daha kolay; doğru söylemek de!
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
kardem (Kullanıcı)
http://kardemce.blogcu.com/
usta üye
Gönderiler: 296
|
|
Cvp:neazadem 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 6
|
Güller ağlıyor şimdi yalnızlığıma
Gemiler bütün dertleri bana taşır bu limanda
Dalgalar yalnızlığımı vurur yüzüme
Üşürüm boğazımda düğümlenir hıçkırıklarım
Yapamam
Ağlayamam
Yorgunum ey Sevgili sana aidim
Solgun sayfalarda unutulmuş bir şiirim
öyle sevgisiz öyle çaresiz öyle yalnızım işte
bir divaneyim sana gelen bu gidişte
...
Bir dost olsa paylaşacak yalnızlığımı
Şu ıssız gecede bir ışık olsa
Geçiyor zaman
Ben yine z/aman/sız/ım
Güller ağlıyor şimdi yalnızlığıma
Sarı yapraklar düşüyor bir bir avuçlarıma
Korkarım yağmurlar sel olur damlalarda
Bir yol göster/sen Rab'bim
Gelirim sana....
içten teşekkürler dost paylaşımın için
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 22/05/2008 17:10 tarafından kardem.
|
|
|
\"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk\'a giden yollarda vuslata vesile..\"
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
Cvp:neazadem 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 3
|
|
Samimi paylaşımın için asıl ben teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
|
|
Yazarken yalan söylemek daha kolay; doğru söylemek de!
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|