Skip to content

TELVE Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Buradasınız:Anasayfa arrow Forum
Telve Dergisi
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Cvp:YAŞASIN ANILAR (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cvp:YAŞASIN ANILAR
#114
Şeyh Galib (Kullanıcı)
çaylak üye
Gönderiler: 24
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Yaşasın Anılar 8 Ay, 3 Hafta önce Karma: 1  
Sevgili Telve okurları ve DEU Edebiyat öğrencileri..


Fakülte yıllarında yaşadığınız ve unutamadığınız anılarınızı paylaşmaya ne dersiniz?
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 17/05/2008 05:54 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#117
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 311
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
alpersari.org
Öğrencinin Hayatı ya da Hayatın Öğrencisi 8 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
Öğrencinin Hayatı ya da Hayatın Öğrencisi

Öğrenci; kelime manasıyla uygun bir ortamda öğrenme eylemini gerçekleştiren bireyi tanımlıyor. Her gün sabahın bilmem hangi saatinde yatağıyla kurduğu o sıcak ilişkiye bir son vererek gösterdiği bu kahramanlığa methiyeler düzmek yerine, önce onu içinde bulunduğu durumu anlamaya ve ona bunu yaptıran gücün sırrını keşfetmeye itiyor ki; işte ilk öğrenme burada başlıyor. Daha sonra geçtiği aynanın karşısında avucundaki jöleyle aynadaki görüntüsünün benzerliği onda içinden çıkılmaz bir matematik problemi etkisi yaratsa da o, buna aldırmadan saçındaki kıvrımların beynindekilerden daha çok olmasını istercesine hepsini mekanik bir el hareketiyle hizalandırmaya koyuluyor. Burada, bilinçli bir faaliyetten çok her gün yapıyor olmanın getirdiği bir alışkanlık hali yaşandığı için maalesef kalıcı bir öğrenmeden söz edilemiyor.
Her gün ayna karşısında giriştiği bu canhıraş mücadelenin ömrünün kaçta kaçına tekabül ettiğinin hesabına hiç yoğunlaşmadan, yine kahvaltı yapamadan evden ayrılışının hüznüyle baş başa kalıyor. Bir ara aklına bu sorunu gidermek için erken kalkmak ya da ayna seremonisini kısa tutmak gibi çözümler düşmesine rağmen o, bu düşüncesinden sanki çok fena bir iş yaptığı zannına kapılarak utanıyor ve kafasını iki yana sallayarak bu habis düşünceyi başından savmaya çalışıyor. Gerçekleştirdiği bu kısa süreli fikir manevralarının varlığı, ondaki öğrenmeye yatkınlık ve pratik zekânın kullanımı konusunda bizlere gelişimsel ipuçları sağlıyor.
Durakta, üzerindeki montun evdeki battaniyenin işlevini tam olarak karşılamadığının farkına vararak titrek bir ruh haline bürünmesi, onda acı bir tecrübeye dönüşerek bir daha unutamayacağı öğrenmelerden birini yaşatıyor. Otobüsün geç kalma ihtimalinin ne gibi sonuçlar doğuracağını da gözlem yoluyla ve yaşayarak öğrenen öğrenci, ağzından yayılan buğuların eşliğinde pratik zekânın bazı zor durumlarda hiçbir işe yaramadığının belgelerini de böylece imzalamak zorunda kalıyor. Otobüsün gelmesine kadar geçen o zorunlu göreceli süre zarfında kendisiyle baş başa kalarak düşünmek için en müsait anı yakalamışken beyninin titreyen kıvrımları ona "Ben kimim? Varlık nedir? Benim burada ne işim var?" gibi ontolojik yorumlar yaptırıyor ki; bunlar kendi kimliğini edinmede ona işlevsel katkılar sağlıyor.
Nihayet karşıda görünen otobüsün aheste tavırlarına oldukça içerleyen ruh hali, onun ağzından argonun yoğun ve farklı varyasyonları halinde dökülüyor. Otobüsün açılan kapısını sevgilisinden yeni ayrılmış birinin hüznü ve hırçınlığıyla karşılayan yüz ifadesi, şoförü de derinden etkilemiş olacak ki; ondan öğrenci kimliğini sormayarak arka taraflardaki sessiz ve mistik halkaya dâhil olarak acılarından arınmasını istercesine yol gösteriyor: "İlerleyin kardeşim! Merak etmeyin arkası da aynı yere gidiyor!"
Koridorun uyku ve rüya figürleriyle bezenmiş derinliğinde ilerlerken burnuna gelen parfüm kokularının midesinde kopardığı fırtınaları bastırmak, biraz da uyanık kalmak için hemen pencere kenarına ilerleyerek asılı duran demire kendini emanet edip bütün yol/öğrencilik yaşamı boyunca sanki demire değil de hayata tutunuyor. Bir gün bunun farkına varacağını umarak geçmiş yaşantıların sonraki öğrenmelere olumlu etkisinden dolayı kendisinin değişime açık bir kişiliğe sahip olduğunu ve bu sayede geleceğini şekillendirme kapasitesinin bulunduğunu söyleyebiliyoruz.
Askıda ve uykuyla uyanıklık arasında geçen süre zarfında gittikçe yoğunlaşan yorgunluğuna rağmen zihninin bahane üretme çabalarını görmezden gelemeyerek bunu onun her ortamda bilgiyle donanma gayretine örnek olarak verebiliyoruz. İçine öznel yorumlarını kattığı "Kalkamadım hocam! Otobüs gelmedi. Tekeri patladı. Kaza yaptık!" gibi ünlemlerden hangisinin ikna ortalamasının yüksek olduğunu kestirmek için canlandırma yoluna giden ve buradan çıkan sonuçla otobüsün geç gelmesi hadisesinin yakın olduğu birinciliğe kaza yapma durumunu getiren düşünce maalesef gerçek hayatta karşılığını bulamıyor ve öğretmenin kapıya dönük işaret parmağıyla bir anda kendini ders saatinde, okulun içinde ama sınıfın dışında buluveriyor.
Dışarıda yine kendisiyle baş başa kaldığında önce; "Olsun, hiç olmazsa ikinci dersi kaçırmayacaksın artık!" diyen bir ses duyuyor. Ardından "Şimdi ne güzel sıcacık yatağında uyuyor olacaktın. Hem bunun böyle olacağı da belliydi baştan!" diyen ses diğerini bastırıyor. İyinin hangisi olduğunu tam kestiremeden "Evde uyumak varken burada ne işin var! Diğer dersler de o kadar önemli değil zaten. Hem senin yerine imza da atarlar." diyen ikinci ses yine çıkıyor ortaya. Bu fikir, tam da tüm bedeni tarafından benimsenmişken kalbinden yayılan güç, ona kütüphaneyi işaret ediyor; o da pek direnmeden buraya doğru ilerlemeye koyuluyor. Eğitimin sadece sınıf ortamında olmadığı bilincini edinmiş birey için kütüphanelerin sağladığı olanaklar oldukça geniş bir yer tutuyor. Bu amaçla yöneldiği kütüphanenin kapısına gelince birden gözüne tam karşıdaki kantin çarpıyor. Açlığında verdiği çekim kuvvetiyle kantine yönelen öğrenci; burada gördüğü ilk arkadaşa selam verip "Bir şeyler alıp geliyorum." dedikten sonra giriyor muhabbetin en koyu yerinden. "Abi, akşamki maç n'oldu ya? Kaç kaç bitti?" Biraz önceki anı yaşanmamış kabul eden hafızası, bunu bilinçaltının da altında bir yerlere saklayarak ilerideki potansiyel bir çatışmayı da böylece engellemiş oluyor.
Bütün eğitim hayatı boyunca yitirmediği arka sıra egemenliğini girdiği derste de kimselere kaptırmayan öğrenci, öğretmenin sunumunu kendi konumuyla bağdaştıramayarak gelecek nesillere miras mahiyetinde sıraya özgün metinler ve motifler nakşediyor. Yine diğer derslerde de benzeri işlerle meşgul olarak bu kadar süre okulda aç biilaç, susuz, uykusuz nasıl kalabildiğinin hayretleri içinde kendini durağa ilerler bir vaziyette buluyor. Yine otobüsün geç gelişini kendince yorumlamaktan geri durmayarak eve doğru yönelmenin iç huzuruyla baş başa; bulduğu boş koltukta sabah yarım kalan uykusunu taze tutmaya çalışıyor. Taktığı mp3'ünden yayılan yüksek sese rağmen uyumayı bir şekilde başaran öğrenci, ondan başka herkesin duyabildiği "Duman"ın sesini anımsamakta gittikçe zorlanarak yoluna devam ediyor: "En güzel günüm gecem sizindir. / Bu nasıl sevgidir böyle! / En güzel günüm bu gece.. / Çalarım, söylerim, keyfim!..."



Bunu daha önceki okul yaşamı ve öğrencilik yıllarıma ithafen yazmıştım ama umarım bir karşılık bulur. Bireysel anı ve deneyimlerimin ürünüdür bi'yerde kendisi. Tabi ki gezi, gözlem ve incelemelerimin de...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 21/07/2008 23:44 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#118
nablus13 (Kullanıcı)
çaylak üye
Gönderiler: 19
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cvp:YAŞASIN ANILAR 8 Ay, 3 Hafta önce Karma: 0  
Yaşanılanları silebilse idim... Ufka her sabah daha serin bakabilirdim

Fakülte'de çok güzel günlerim oldu... Çok acı günlerimde... İki heceli sıradan bir kelime olarak "kullanılmış" olsa da bu cümlede acı... Gerçekten zor günlerdi...

Orada hocalarımdan çok şey öğrendim...

Öğrendiklerim çoğunu zamanla unuttum...

Ama, hocalar dışında arkadaşlar(ım)dan da çok şey öğrendim...

Ve hiçbirini unutmadım...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 28/05/2008 21:23 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#279
yavuz (Yönetici)
.. Telve'nin Tetikçisi ...
Yönetici
Gönderiler: 178
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY yavuz_deu@hotmail.com Doğum Günü: 1985-01-08
Cvp:YAŞASIN ANILAR 6 Ay, 3 Hafta önce Karma: 2  
Bu başlığa yazmayı çok isterdim ama içinde bulunduğum an buna elverişli değil.

Bu fikre nasıl mı vardım Alper kardeşimin yazısını okuyunca...

Okulumun bitmesine az kaldı.

Bittiğinde ilk işim bu başlıa koskoca bir yazı eklemek olacak...

Saygılar..

 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
...

Bir gün hasret giderdim...

Yine özledim...

...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın