Skip to content

TELVE Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Buradasınız:Anasayfa arrow Forum
Telve Dergisi
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Denemelerim (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Denemelerim
#1286
tandogan (Kullanıcı)
çaylak üye
Gönderiler: 14
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY tan.dogan61@yahoo.com Konum: Şâir, Yazar, Felsefeci Doğum Günü: 1961-01-17
Denemelerim 4 Ay, 2 Hafta önce Karma: 0  
tan doğan




EĞİTİM-ÖĞRETİM ÜZERİNE BİR DENEME





İçinde bulunduğumuz yüzyıla büyük beklentilerle girmemizin ana nedeni, mutlu insanlık ülküsüne ulaşma isteğini içimizde taşımamızdır. Gelecekten umudu kalmayan bireyler, topluluklar, toplumlar ve uluslar olarak yaşam sürseydik, değil yarınları, bugünü bile yaşayamazdık .
Türünü sürdürmenin ötesine geçen; düşünme gücüyle doğasını ve doğayı değiştirebilen; yeryuvara ve yaşama anlam katma uğraşını veren bir dirim olarak sınırlı, günü kurtarıcı ve çıkarcı bir anlayışla yaşamak, insana yaraşır bir yaşam sayılamaz.

Çıkar, kişisel ya da günsel olduğu sürece çatışmaları, savaşları ve zamansız ölümleri oluşturmaktadır: Tarih buna tanıktır. Oysa, yeryuvarın, insanlığın geleceğine yönelik bir çıkar anlayışı, hem barışçıl bir evren yaratmayı sağlar, hem de çağdaş bir yaşamı kurar.

Doğanın değişimini sağlarken bozan insan, daha da ileri gidip, kendi insan doğasını da bozmuştur. Kirlilik olgusu, salt dış doğada değil, insan yapımızı belirleyen, kişiliğimizi biçimlendiren iç doğamızda da yer almış/almaktadır...

21. yüzyıla ulaşan insan, daha çağdaş, daha iyi, daha güzel, daha doğru bir yaşamı sürdürmeyi düşünmek yerine, gerici, tutucu, inakcı; özce, çağdışı bir yolculuğa sürüklemektedir insanlığı. Bunda en önemli öğe yetersiz bilinçtir.

Çözüm arayışlarının tıkandığı yerde, hep kurtarıcı olgu olarak eğitim-öğretim çıkartılır karşımıza. Oysa, eğitim-öğretim demekle, olgu ya da iki sözcük olarak adlandırmakla/anmakla ;insanca bir yaşama ulaşılamaz. Unutulmamalıdır: Değerlerin içi boşaltıldığında, geriye adları kalır. Sorulmalıdır: Nasıl bir eğitim-öğretim?

Eğitimin doğum-ölüm arasını, öğretiminse okul yıllarını, zamansal olarak içerdiğini, bilmek yetmez. Niteliksel olarak söz konusu olguyu irdelemek kaçınılmazdır.

Yeryüzünde yer alan her ulusun, yüzyılların imbiğinden süzülen, kendine özgü değerler dizgesi oluşmuştur. Bu oluşumda yönetim biçimleri, ekin yapıları, tutumsal durumlar, coğrafyaya dayalı konumlar benzeri olgular belirleyicidir. Her ulus, kendi eğitim-öğretim ortamını yaşarken, kendi değerlerler dizgesinin koşullarını da yaşar.


İlerici, çağdaş, yaratıcı; kendini gerçekleştiren, bilimsellikten yana olan, eleştirici, sorgulayıcı bireyler, ancak çağcıl demokrasilerde oluşabilir. Çağcıl demokrasilerde her birey, ülkenin olanaklarından yararlanarak, öteki bireylerle eşit olarak yaşamakta; bilgi, beceri, nitelik konumuna göre geleceğini sağlayabilmekte, tüzel olarak da, eşitlikçi bir ortamda yaşam sürebilmektedir.


Koşullar böyle olunca,bilimsel bilgiyle ve eleştirel düşünmeyle bilinçlenen çocuklar ve gençler, geleceğin yöneticileri olmak adına, nitelikli donanıma ulaşacaklarından, ”mutlu insanlık için büyük bir yol alınmış olacaktır.

Eğitim-öğretim dizgeleri, ulusal özellikleri/özgünlükleri içermekle birlikte, evrensel değerlere de yer vermelidir. Bu değerler, güzelduyu(estetik)törebilim(etik/ahlak) ve esemenin (mantığın) yanı sıra, demokrasi yönetiminin çağdaş kurumlarının işleyişinin de bilgisine varabilmelidir. Eşdeyişle, bilgi çağı, bilgi toplumlarıyla, o da, bilinçli bireylerle oluşabilir.

Her ulus, yeryuvarın doğasal, insanın törebilimsel kirliliğinin tanıklığını izlememekle kalmayıp, insanın özünde gizilgüç olarak yatan güzellik olgusunun dışa çıkması ve yayılması için uğraş verse, bu doğrultuda bir eğitim-öğretim anlayışını benimseyebilse; geçici küçük çaplı çıkarlar yerine, kalıcı büyük çaplı çıkarları, eşdeyişle, evrensel birliktelikle yönelim/katılım ve yaşam adına azımsanamayacak denli bir yolu almış olur.

Üzerinde yaşadığımız yeryuvar hiç kimsenindir ya da herkesindir. Bir ulusun varsıllığı(zenginliği), temizliği, çağdaşlığı ya da bir başka ulusun yoksulluğu, kirliliği, çağdışılığı, salt o ulusları değil, tüm insanlığı bağlamaktadır.

Şimdilerde bir kavram gündeme yerleştirildi: Küreselleşme. Söz konusu kavramdan çıkartılması gereken anlamlar şunlar olmalı: Tüm uluslar kardeştir; insanlar ten, dil, din konumlarına bakılmaksızın eşittir; yeryuvarda oluşan her sorun herkesindir, üretilenlerin ve kazanımların uygun paylaşımı kaçınılmazdır, yiyecek, barınma, sağlık, eğitim-öğretim, iş, dolaşım benzeri olanaklarından herkesin yararlanması gerekir...

Yeryuvarda yaşayan insanları ve ulusları Kuzeyliler Güneyliler, Varsıllar-Yoksullar, Hristiyanlar-Müslümanlar, Gelişmişler-Gelişememişler, Çağdaşlar-İlkeller benzeri ayrımcı bir tavırla bölmeye kalkışmak, anlaşılması istenen, dile getirilen küreselleşmeden bambaşka bir içerik taşımaktadır.

Ulusların evrensel eğitim-öğretim anlayışı, tam da bu bağlamda işlevselleşmelidir. Yapılması gereken , bilinçlenme eğitimi-öğretimini sunmaktır. Bu eğitim-öğretimin içeriğini (ki, oldukça yalın, insansal, açık-seçik ve ussal bir bağlam ve olgu olarak) yeryuvar hepimizindir ve insanlar kardeştir anlayışı oluşturmalıdır.

Umudun yitirildiği yerde insanca bir yaşam olamaz. Evrensel bir anlayışla oluşturulacak ve yaşama geçirilecek bir eğitim-öğretimden başka bir çıkışın olacağı da şimdilerde görülememekte. Ne var ki, bu anlayışın oluşması, tüm ulusların ortak bir antlaşması altında sağlanamayabilir. Bu gerçek, ulusların bilinç süreçlerini başlatmaması ve yoğunlaştırmaması anlamına gelmez. Her iki bilinçlenme süreci de işlemezse, geriye, ne yazık/acı ki, bireysel bilinçlenme, sonrasında da bilinçlendirme çabası kalıyor.




Sonuçta, iki seçenekten birini seçmekle karşı karşıyayız: Ya mutlu insanlık için evrensel değerleri içerir bir eğitim-öğretim dizgesini uygulanmak ya da kısa zaman dilimli, ileriyi görmekten uzak, gündelik bakışa yönelik/günü kurtarıcı, yazgıcı bir anlayışla niteliksiz insanlar yetiştirmek. Seçim biz insanlara kaldığına göre, gelecekten söz açmak ya da açamamak da bizlere kalmakta. Yoksa...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 26/08/2008 01:12 tarafından tandogan.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
      Başlık Yazar Tarih
    thread link
Denemelerim
tandogan 22/08/2008 19:20
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın