Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
23 Ağustos Zarfı 4 Ay, 2 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
23 Ağustos Zarfı
Çiçeklerin doğum günlerini arılar kutlar.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
24 Ağustos Zarfı 4 Ay, 2 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
24 Ağustos Zarfı
Yazın içinde yazının talihi döndü. Bolca satır düştü bugünün payına. Sıcağın, güneşin, nemin ortasında; bir yazarkasanın gölgesinde geldi günlerdir kendilerini beklediğim misafirlerim. Geç de olsa geldiler ya; hem elleri de dolu doluydu her birerlerinin. Bana Kafka'dan ve Sevinç Çokum'dan havadisler getirmişler. Ne kadar mutlu oldum anlatamam. Keşke her zaman kapımı çalıp beni böyle sevindirebilseler.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
27 Ağustos Zarfı 4 Ay, 1 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
27 Ağustos Zarfı
Kafka'nın mektuplarını açtım. Milena'ya yazdıklarını... Bir mektubunda şöyle dile getiriyor aşk acısının erkek ve kadın halini: "Gönül ilişkilerimde edindiğim tecrübe erkeklerin daha çok acı çektiği. Aslında bu acı karşılıklıdır. Kadının çektiği acı gerçektir ama erkeğin acısı fazladır.". İmza; 'Senin Franz'.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
28 Ağustos Zarfı 4 Ay, 1 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
28 Ağustos Zarfı
E-postalarıma bakarken bir başlık çarptı gözüme. Ölüm: "İLHAN BERK" vefat etti. Tam olarak bunu söylüyordu bana. Ölmüş. Doksan yaşında; Bodrum'da... Necatigil, 'Şiirimizin Uç Beyi' demiş ona. Ölmüş. Ölüm, derin bir şaşkınlık halini aldı sonra. Dağlara dolaşmaya gitti o; evde yok artık diyorum:
"Nerden başlasam yine oraya geliyorum. Ben gidiyorum.
Ölüme, o büyük tümceye,
çalışacağım."
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 30/08/2008 00:47 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
31 Ağustos Zarfı 4 Ay, 1 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
31 Ağustos Zarfı
Sabahı şiirle karşılamak ne iyi... YKY'nin çıkardığı 2006 Şiir Yıllığı var elimde. Rastgele bir sayfa... Haydar Ergülen ve 'Yağmurun İyiliği' çıkıyor karşıma. Ne diyor şair orada: "Sen küle bırak beni zalimlerin yağmuruna / kül insandan gelir, onu anlama, beni de... / Yağmuru anla, o, tanrının iyiliğidir, / kimin içi açıksa yağmur ona gelir,".
Sonra yıllığın ikinci şiirine takılıyor gözüm. İlhan Berk. Şiirini özetleyen dizeleriyle karşılıyor beni: "Suydum ben geçiyordum / Geniş zamanlı tümceler kuruyordum".
***
Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten, kimine gam.
Charles Baudelaire
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 01/09/2008 22:29 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
1 Eylül Zarfı 4 Ay, 1 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
Geçen Güne Mektuplar
Eylül Postası
1 Eylül Zarfı
Kitap Zamanı, ilginç bir konuyu taşımış kapağına. Benim de ilk kez duyduğum ve "yazmayı bırakan, yazarlık hayatının zirvesindeyken susmayı tercih eden" yazarların tutulduğu bir hastalığı; yani 'Bartleby Sendromu'nu... Ve bir sürü örnekle de yazarların haleti ruhiyelerini masaya yatırmış. Çok ilgi çekici ve takip edilesi bir dosya ortaya çıkmış bu kapsamda.
Bu sayının benim için ilgi çekici bir diğer yanı da Yavuz ve Yusuf'un birer yazıyla bu bütünlüğe pay sağlamaları. İkisi de samimi bir dil ve hünerli bir söyleyişle okurların dikkatlerine yaslıyorlar sözcüklerini.
Beşir Ayvazoğlu'nun yeni kitabı 'Alatav'dan Şardağı'na'yı seçmiş kendine Yavuz. Ve bir Yahya Kemal hissiyatı göze çarpıyor yazının başlığında: "Kendi gökkubemizde gezmek". Ayvazoğlu'nun dokuz ülkeye gerçekleştirdiği seyahatlerinin sürükleyici anlatımına değiniyor Yavuz ve hepsi birer Osmanlı mirası olan bu topraklarda; bizden de izler taşıyan bu vadilerde özlem dolu gezintilere çıkıyoruz birlikte. Mısır, Yugoslavya, Kazakistan, Bosna-Hersek, Tataristan, Suriye, Kosova, Özbekistan ve Türkmenistan yitik bir kolyenin taşları gibi duruyorlar geçmişin gerdanlığında. Bu coğrafyanın yetiştirdiklerine de Buhari'den Uluğ Bey'e uzanan bir çizgide yer veren kitapta; son olarak Yavuz, ataların ayak seslerine kulak kabartıyor: "Ecdadın sesi duyulur mu?".
Yusuf daha farklı bir pencere açmış kendine: "Farklı bir siyer: Sevmeyen anlayamaz" diyor. Yaşayan yüz entelektüelden biri kabul edilen Tarık Ramazan'ın son kitabı 'Peygamber'in İzinde'sini incelemiş. Kitaptan çıkardığı alıntılarla çok çarpıcı sonuçlara ulaştırıyor bizleri. Kitabın ana çerçevesini, Hz. Peygamber'in hayatından herkese düşen bir pay vardır olarak çiziyor. Bu kitabın sadece Müslümanlara değil diğer bütün kesimlere de bir mesaj verme gayretiyle yazıldığını da bu satırlardan öğrenebiliyoruz. Ve kitabın tamamına İslamiyet yörüngeli bir sevgi dilinin hâkim olduğunu da.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|