Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
2 Ağustos Zarfı 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
Geçen Güne Mektuplar
Ağustos Postası
2 Ağustos Zarfı
Kelimelerin bir suçu yok. Eksilmeyen ve eskimeyene ait onlar. Bizse eksiliyoruz ve eskiyoruz her yalnızlık gibi. Hüzne sahip çıksak belki tutacak bizi ilham. Bize yeni kusurlar ekleyecek. Alıp bizi gölgelerimizden, yeni yeni satırlar bağışlayacak; aydınlık sözcükler...
Şiiri bir çekirdek gibi taşımalı insan içinde. Şiiri bir hataymış gibi kendine yakın tutmalı.
Biz kayboldukça bir gün, bir şekilde; şiir açığa çıkacak ve bu anlam elbet kırık bir kalbi onaracaktır.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
kardem (Kullanıcı)
http://kardemce.blogcu.com/
usta üye
Gönderiler: 296
|
|
Cvp:Alper Sarı | Günlükleri 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Karma: 6
|
Sessizlik dinlemektir alabildiğine hırçın düşünceleri;
Bazen göz yaşlarını saklamaktır,
Hüznü sessizliğe zincirlemektir,
Göstermemek için toprağa düşeni,
selam günlük ve gül yürekli sahibi...
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 04/08/2008 10:23 tarafından kardem.
|
|
|
\"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk\'a giden yollarda vuslata vesile..\"
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
Cvp:Alper Sarı | Günlükleri 5 Ay önce
|
Karma: 5
|
|
Merhabalar sessizliği dinleyen sevgili dost,
hüzne alışkın dudaklar aldık biz.
Ki en çok onu söylesin dilimiz diye.
Kimseler duymasa bile,
biz en çok onu anıyoruz sessizliğimizde.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
3 Ağustos Zarfı 5 Ay önce
|
Karma: 5
|
|
3 Ağustos Zarfı
Gün ayrılığa döndü yüzünü. Sabahın o alacalı kıvrımları çekti elini eteğini gecenin serinliğinden. Bir şey saklıyor belli. Bir şey geceyle kalbimiz arasına gerilmiş. Ortaya çıktı sonra; büyük bir 'teşekkür' yükünü bırakarak omuzlarımda 'iyi geceler'e saldı beni. Bu gece hüznün bekçisiyiz anlaşılan. Aşk'ı bir 'gül...' gibi soldurduk içimizde.
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 04/08/2008 23:07 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
4 Ağustos Zarfı 5 Ay önce
|
Karma: 5
|
|
4 Ağustos Zarfı
Hüzün, yine aşkın dalında bir kuş...
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 06/08/2008 00:13 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
6 Ağustos Zarfı 5 Ay önce
|
Karma: 5
|
|
6 Ağustos Zarfı
Sabah bir telefon; Özkan: "Baba, Antalya'ya gideceğiz Rıdvan'la; sen de gelsen çok iyi olur. Hem malum Rıdvan yolcu... Son demlerimizi yaşıyoruz, o bakımdan." Daha önceki davetlerine icabet edememiştim; ama bu kez "Eyvallah"la kapatıyorum telefonu.
Bir lokma Antalya'dayız. Müzeyi bir ziyaret edelim, tarihle bir münasebetimiz olsun diyoruz bu sıcakta; öğrenciye bile bilet parası on lira istiyorlar. Türkiye'deki müzelerin ziyaretçi sıkıntısının sadece bilinç eksikliğinden kaynaklanmadığını da bizzat yerinde görmüş oluyoruz. Hemen orada bir Türk gibi (!) düşünerek buraya vereceğimiz on lirayı daha iyi bir şekilde (?) değerlendirebiliriz diyerek oradan uzaklaşıyoruz. Ne hazin bir son...
Sonra adımlarımızı sinema salonlarından içeri sokuyoruz. İçimizde bir burukluk yaşatarak hala, 'Mumya: Ejder İmparatoru'nun Mezarı' isimli filme üç bilet alıyoruz; toplam on dört lira uzatarak. Filmi pek beğenmiyoruz aslında. Tarihselden çok fantastiğe yakın bir kurgusu var filmin. Önceki iki film daha güzeldi sanki. Ama insan seçimlerini her zaman bilinenlerin üzerine kuramadığı için sonuçlarına da katlanmayı öğrenmeli bir şekilde. Açlığımızla vedalaştıktan sonra yolların çağrısına kulak veriyoruz yine.
Evde beni bekleyen bir not buluyorum. Beni ve bütün insanlığı... Onur Caymaz, 'Hiroşima Mon Amour...' demiş. "6 Ağustos 1945'te ABD, Hiroshima'ya 15 bin tonluk TNT'nin patlayıcı gücüne eşdeğer ve "küçük çocuk" (little boy) adında bir atom bombası attı." diye söze başlıyor. "Üç gün sonrasında ise "Şişman Adam" (fat man) Nagasaki'ye atıldı.". Daha sonra bombaların etkilerinden ve "Hibakusha"lardan bahsediyor yazısında. Ve unutmanın dramına eş kılıyor bizleri: "Unutmayalım, unutmak bir tür ölümdür..."
Bir yanda her yıl binlerce öğrencisini bu insanlık trajedisinin kalıntılarıyla tanıştıran; ortaya çıkardığı etkileri o genç dimağlara gelecek adına sunan Japonya ve diğer yanda Çanakkale'yi ve sair tarihi zemini yeni yeni keşfe çıkan Türkiye. Buradan bakılınca ilerlemenin boyutları daha net bir şekilde görülebiliyor. Her millet en zor sınavını tarihle veriyor çünkü. Hatırlatmanın ve kalıcı kılmanın kapıları olan müzeleri halktan esirgeyerek ilerlemeye hizmet ettiğimizi de ne yazık ki bu nedenle söyleyemiyoruz. Bugün bunun üzüntüsünü yaşıyorum.
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 07/08/2008 17:29 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|