Skip to content

TELVE Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Buradasınız:Anasayfa arrow Forum
Telve Dergisi
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Alper Sarı | Günlükleri (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Alper Sarı | Günlükleri
#1223
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
7 Ağustos Zarfı 5 Ay önce Karma: 5  
7 Ağustos Zarfı

"Kadını bir gürültüye sapladılar.
Evler tıkırtıydı, tıkırtıydı, tıkırtı
kahkahamın düşürdüğü çiçekleri bulamadılar
fırtınalı bir geceydi çünkü bulamadılar
bombalar, bö sesleri, savaş alaborası...
Yaşamak bir tıkırtıydı, aldırmadılar."


İsmet Özel

***

Tagore'u, bizi aşka ve yalnızlığa çağıran dizeleriyle anıyoruz:

"Sana evime gel demiyorum,
Benim uçsuz bucaksız yalnızlığıma gel."


"İyilikse muradın
Kapıya vur.
Aşksa
Zaten açık!"


Rabindranath Tagore
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1226
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
10 Ağustos Zarfı 5 Ay önce Karma: 5  
10 Ağustos Zarfı

Pazar sabahları televizyon kanallarında hep bir çizgi film şenliği olur. Bu benim o çizgi dünyaya ilgimin yoğun olduğu dönemde de böyleydi; şimdilerde de böyle. Kanal 1'de "Osmosis Jones" isimli yarı animasyon yarı film olan bir türü seyre koyuldum bu sabah. Frank isminde bir babanın dengesiz beslenme yüzünden bir enfeksiyon hastalığına yakalanması ve bu hastalığından vücudunda -ki buraya Frank Şehri diyorlar- Osmosis Jones isimli bir alyuvar polisin üstün mücadelesi sayesinde kurtulması konu ediliyor. Bir insan vücudunun içinde geçen polisiye-aksiyon sahnelerini düşünün. İlginç bir çalışma çıkmış ortaya. İlk kertede çocukken büyük bir hayranlıkla izlediğim; bugün çıksa yine aynı oranda ilgiyle izleyebileceğim -bilenler bilir- Fransız yapımı "Bir Varmış Bir Yokmuş" adlı çizgi film serisine benzettim. Farkı burada bilgilendirmekten çok eğlendirmeyi amaç edinmiş olması. Ama yine de tekniği ve senaryosundaki diyalogların netliği beni bütün filmi izlemem için televizyon başında tutmaya yetti.
Benim asıl bahsetmek istediğim mevzuuysa filmle ilgili; insan vücudunun inceliklerini konu edinen ve bunu çocukların da anlayabileceği bir dile indirgeyen bir yapıt olması. Gerçekten de vücudun içinde var olagelen harikuladelikler insanı bununla ilgili detaylı bir düşünmeye sevk ediyor. Bu bütüncül işleyişin boyutları oldukça geniş. İnsan bunu büyüdükçe daha net bir şekilde algılayabiliyor.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 11/08/2008 00:57 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1235
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
12 Ağustos Zarfı 4 Ay, 4 Hafta önce Karma: 5  
12 Ağustos Zarfı

Ne de güzeldir eski arkadaşların seni ziyarete gelmeleri. Bir sürü derde ortak olmuşluk vardır ya geçmişte, birçok naneyi birlikte yemişlik vardır ya; eski günlerin yâdı çeker işte insanı beriye. Bugün bana kendini tanıtan resim, liselik çağımızdan koydu kendini önüme. Adı: Veysel. Muhabbeti bol günlerdendi o günler. Hayatın kahkahaya boğulduğu, başımızdaki kavak yellerinin de dinmediği zamanlardı. Gençtik işte...
Veysel'le oturduk ve kaseti başa sardık yavaş yavaş. Gerçekten de bir yaşanmışlığa ad olmuşuz dedik. Eski arkadaşlardan, durumlarımızdan ve uzun uzun da "Bocce"den bahsettik. Meğer bizimki görüşmediğimiz süre zarfında sporcu olmuş da haberimiz yok. Bocce, Türkiye'ye yeni transfer olmuş spor dallarındanmış. Federasyonu bile yeni kurulmuş daha. İşte bizim Veysel de, bu spor olayında milli formaya bile yaklaşmış; duyduğumda inanamadım. Sen kalk taksi şoförlüğü yaparken bir yandan da lisanslı sporcu ol. Zaten belliydi onun lisedeyken böyle bir halt yiyeceği. İyi top oynardı kerata!
Ve sonra yine ayrılık ve sonra yine veda. Anılara ve giden yıllara...

Askısından bir gün daha indirdik zamanın; eskittik hayat denen gömleğimizi biraz daha.

***

Kaybederken kazanmayı şiirden öğrendim
Öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm
Mağlup bir şah iken gâlip bir nefer-i merkûm
Yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.


Can Yücel
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1239
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
13 Ağustos Zarfı 4 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
13 Ağustos Zarfı

Bir taşla üç kuş vurayım istedim ve erkene aldım mesaisini gündüzün. Dergileri Erzurum'a göndermek için kargoya; sitenin yıllık barınma ücretini yatırmak için bankaya ve ücretli öğretmenliğe yeniden başvurmak için de Milli Eğitim'e gittim. Hepsini kısa sürede halletmiştim. Ama tabi yollar ve Akdeniz'in kavurucu sıcakları birlikte çok tuzaklar kurdular bana. Neyse ki Kemer bir ilçeydi ve küçük bir yerdi. Alışmıştım artık oyunlarına.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1252
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
15 Ağustos Zarfı 4 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
15 Ağustos Zarfı

Hayatta aradığı lezzeti bulamayıp da ölümün pastasındaki payına koşana:

Oyuncak dünya... Oyuncak dünya!
Bu oyun çok kolay sen de oyna.
Kır ve dök, yap ve boz; yeniden başla.
Hepimiz çocuklarız aslında.

Kimisi askercilik oynar.
Kimisi hırsız polis oynar.
Kimisi evcilik oyunu oynar.
Ben de müzisyeni oynarım şimdi...


Yavuz Çetin
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1262
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
16 Ağustos Zarfı 4 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
16 Ağustos Zarfı

"Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri"ni bitirdim. Sürükleyici, yaşamsal, özlü ve aynı zamanda temiz kalpli bir kitap. Adı gibi kalbe ve tene dokunan hikâyelerin toplamı. Kitapta yer alan çoğu öğenin yazarının yaşamıyla bir bağlantısı var hissi uyandırıyor. Yani gerçekçi; yani yalın... Bir yanıyla da -Nazım'ın diliyle söylersek- memleketimden insan manzaraları. Onur Caymaz'ın son kitabı; benimse okuduğum ilk kitap ondan.
Çıkışı, Telve'nin dördüncü sayısına denk düşen bu kitap için röportaj sözü almıştık. Yine başka bir denklik de o vakitte sevgili Yavuz ve Yusuf'un İstanbul'a gidecek olmalarıydı. İşte bu nedenle bizim kitaba daha basılmadan ulaşıp onunla ilgili sorular çıkartmamız gerekiyordu. Bunun üzerine sevgili yazarımız bize internetten kitabının son halini göndermiş ve arkadaşlarımız da bir çıktı halinde buna muvaffak olmuşlardı. İşte o çıktı ve üzerinde yer alan imza gerçekten büyük bir değer benim için. Bunun için hem sevgili iki arkadaşıma hem de Sayın Caymaz'a teşekkür etmeliyim. Çünkü yazar, yeni kitabına attığı ilk imza kabul etmiş bunu:

KALBİN ve TENİN BÜTÜN İSTEKLERİ'nin ilk imzası...

ONUR CAYMAZ'dan.

Alper'e

Sait Faik diyordu: "bir insanı sevmekle başlar
her şey," diye. O cümleden sonra şunu der:
"burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor"
Bunu hiç bilmezler sanki.
bitimsiz şeylere
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 17/08/2008 13:46 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın