kardem (Kullanıcı)
http://kardemce.blogcu.com/
usta üye
Gönderiler: 296
|
|
kırık dökük kırıntılar... 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 6
|

Yine başım dertte,yine kavga ettim anne
Bana yetti güçleri,yenildim,yaralandım
Belki diner bu sızı,bir dokun yüreğime..
Sen beni bu acılar için mi büyüttün?..
Mümkün değil vermem, kağıttan gemilerimi
Çocuk gibi çaresizim,hala çocuğum belki..
Hiç bir şey değişmedi!Yine ağladım işte!!
Eyvah!dayandı yine kapıya yalnızlık..
Geri gönder sakın..sakın açma anne!!
Eyvah!Bilirim yüzü nasıl kör karanlık..
Sen koynuna al beni..sakın verme
ANNE!!!
yazar:...
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 04/08/2008 12:46 tarafından kardem.
|
|
|
\"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk\'a giden yollarda vuslata vesile..\"
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
|
|
Cvp:kırık dökük kırıntılar... 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 5
|
|
Temiz duygularımın bekçisi sen ol.
İnce düşler göreyim gece yarılarında.
Alnımın bereketi,
duyduğum ninni tanesi.
Uçuşan kelebekler gibi odamın duvarlarında.
Aydın kalsın ömrüm,
bir sen bekle başımda.
|
|
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
kardem (Kullanıcı)
http://kardemce.blogcu.com/
usta üye
Gönderiler: 296
|
|
Cvp:kırık dökük kırıntılar... 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 6
|
|
Yanı başında tüketmek vardı ya dillenmeyen yanımı, onun da üstesinden gelemiyorum... Yollar teker teker örüyor senli özlemleri de, ben sana böyle kilometrelerin kucağında dalıp gidiyorum...
Bak işte yine sızlanıyor kirpiklerimin ucunda tatlı bir damla... Dudaklarım küçük bir çocuk gibi büzülüyor... Zeytin dalı içime akıyor...Ara sıra çekip harflerin dizgisinden sana bakıyorum... Sonsuzluğa aktığım yarimin uzaktan da olsa kıvrımlarına terk ediyorum bakışlarımı...
Öyle çekmişim ki içime seni, sanki hiç yaşamadım koskoca taşıdığım bir ömrü...
Ne yangın, ne sel, ne de deprem sancısı özlemin adı... Özlemin sokakları ne de genişmiş... Her adımda bambaşka bir köşe başından canhıraş sana koşuyorum. Bu ne bitmez bir susuzlukmuş. İçimdekini ancak seninleyken çözebiliyorum...
yazar:...
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 04/08/2008 12:46 tarafından kardem.
|
|
|
\"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk\'a giden yollarda vuslata vesile..\"
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
Cvp:kırık dökük kırıntılar... 7 Ay, 3 Hafta önce
|
Karma: 3
|
|
Evvel zaman içinde yitirdim seni,
Anne, seni değil, inan kendimi!
Derken bir hüzün masalı oldu yaşam.
Anne, sen yoktun ya ölümdü yaşam.
Seni sordum tüm anne yüzlerinde,
Anne türkülerinde, anne sözlerinde.
Ne güzel şimdi yitip gitmek gözlerinde,
O, gözlerime benzeyen ela gözlerinde.
"Ağlarsa anam ağlar" demek imkânsız!
Ağlayan biri varsa, o da benim şüphesiz!
Bir kum tanesiyim, sensizliğe gömdüğün,
Sensiz, açmazım çok, hayatım kördüğüm.
Yitirmişliğim ve yitmişliğim sendendi
Derdim sendin, dermanım sendendi,
Kendini çöllere vurmuş bir ırmağım,
Anne! Sensiz yaşamaya yok olanağım.
Aslında anneme en çok hasret duyduğum bir gün ve zamanda geldi bu şiiriniz. Hüzün veren tevafuklar...
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 28/05/2008 23:41 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Yazarken yalan söylemek daha kolay; doğru söylemek de!
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
kardem (Kullanıcı)
http://kardemce.blogcu.com/
usta üye
Gönderiler: 296
|
|
Cvp:kırık dökük kırıntılar... 7 Ay, 2 Hafta önce
|
Karma: 6
|

Bir bakışın içindeki gizler misali sakla kendini doyumsuz diyarlara.
Gülümseyişlerin de gözyaşların kadar acımasız olmalı zaman zaman.
Yüreğindeki bir küçük kıpırtı insanın,
umutsuzluklardan çıkmanı sağlayacak kadar
mükemmelleştirmeli, kimi zaman göklerdeki kanatların olmalı
beyaz ya da mavi gibi.
Sessizce ama biraz yorgun.
Vedalardan bıkmış bir insanın gözyaşlarını son
vedasında dahi sinesinde sakaması gibi... bir elvedanın burukluğunu bir tek sen
yaşa, kimse bilmesin, sende hüzün gibi kaybol, en bilinmedik kuytu köşelerde...
Gizlerinin hepsi, sonsuza dek, senin sonsuzluğunda hep sende kalsın... bırak da,
kayboluşların içinde sürüklesin seni zaman, bırak sonsuzluğun içinde savrul,
her gidişin gibi bu da sessiz olsun...
Kaydı zaman,
Sürüklendik geceye!
Dar kapılarda,
Çaresiz!
Düşlerimiz ellerimizde...
Biz neredeyiz?
Kırıldı zaman
Bölündük!
Ateş düştü söze,
Çözüldük
Biz neredeyiz?
Nasıl diye sorma sakın. İçimde öyle doğuyor...
Bir his işte, görüyorum!
Söz bitti...
Biz neredeyiz?
yazar:...
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 04/08/2008 12:47 tarafından kardem.
|
|
|
\"Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk\'a giden yollarda vuslata vesile..\"
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
Cvp:kırık dökük kırıntılar... 7 Ay, 2 Hafta önce
|
Karma: 3
|
|
tutunamamak, zorunlu bir vedayı gerektirir. kayıp, gidiyor ellerimizden tutnduğumuz eller veya ellerimiz onlardan. işin garip tarafı kimi kez vedalarımız da sezilmiyor.
"çilesini yalnız yaşar,
acısını ortaksız.
ve ateş hala düştüğü yerde"
|
|
|
|
|
|
|
Son Düzenleme: 28/05/2008 23:42 tarafından Alper Sarı.
|
|
|
Yazarken yalan söylemek daha kolay; doğru söylemek de!
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|