Skip to content

TELVE Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Buradasınız:Anasayfa arrow Forum
Telve Dergisi
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Alper Sarı | İncelemeleri (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Alper Sarı | İncelemeleri
#377
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 348
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
Alper Sarı | İncelemeleri 7 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
Beylikten Devlete Osmanlı ve Kimlik Sorunsalı

Osman oğulları; XIV. ve XX. yüzyıllar arasındaki varlıkları boyunca değişik evrelerden geçmişler, altı asırlık bir ömrün sahibi olarak tarihin kendilerine çizdiği yolda başladıkları yolculuklarına kâh yürüyerek kâh koşarak devam etmişler ve son adımın toprakta bıraktığı izle de cisimsiz kalmışlardır.
Osmanlı Beyliği, Kayı boyunun Anadolu uzantısı olarak ortaya çıkmış ve zamanla çevresindeki akranlarından farklı olarak hızlı bir büyüme içine girmiştir. Bunun en temel etkenleri olan gazilik anlayışı ve Asya'dan Anadolu'ya doğru devam eden Türkmen akışı onların ataları ile olan bağlarının hem dini hem de etnik açıdan hala sürdüğünün en bariz göstergesidir. Böylece Osmanlı Beyliği hem gaza kisvesiyle Hıristiyan toplumlarla savaşıyor hem de doğu'dan gelen Türkmen boylarını batı'ya yerleştirerek bölgedeki konumunu sağlamlaştırmış oluyordu. Bunun yanı sıra Osman Gazi'nin ısrarla yürüttüğü gaza faaliyetleri ve 1302'de kazanılan Koyunhisar savaşı Osman Gazi'ye karizmatik bir kişilik sağlıyor ve bölgedeki Türkmenlerin Osmanlı sancağı etrafında toplanmalarına vesile oluyordu. Rumeli'ye geçerek sağladıkları bu avantaj sayesinde beylik hem mali açıdan desteklenmiş hem de Anadolu'nun durgun durumdaki ekonomisinden bunalan diğer beylikler bu durumdan etkilenerek Osmanlı'ya gereken askeri gücü sağlamışlardır. Gaza siyasetini çok etkili bir biçimde kullanan Osmanlılar diğer beylikler arasında üstün bir konum ediniyor, hatta kendilerini Selçukluların mirasçısı addeden Karamanlılar dahi bunu kabul etmek zorunda kalıyordu.
Osmanlı Beyliği, kurulduğu coğrafya itibariyle de avantajlı bir konuma sahipti. Söğüt ve çevresinde kurulan beyliğin tarihteki en büyük imparatorluklardan biri oluşu bu topraklardan dolayı değil her bakımdan zengin ve siyasi bunalımların az yaşandığı bir bölge olan Rumeli'nin jeopolitik konumundan ileri gelmekteydi. Yayılma alanı olarak genelde Rumeli'yi seçen Osmanlı Beyliği, burada güçlendikten sonra Anadolu topraklarına yönelmiştir. Temel devlet yapılanmasının sağlandığı yer olan Rumeli'de Osmanlı İmparatorluğu o kadar sağlam bir yapı kurmuştur ki Fetret Devrinde Anadolu toprakları kısa bir zamanda elden çıkarken Rumeli'nin büyük bir bölümü elde kalmış ve Osmanlı Devleti'nin devamlılığını sağlamıştır. Timur'un Anadolu işgalinden sonra Rumeli'yi iyice benimseyen Osmanlılar, bu gelişmelerden sonra Edirne'yi kendilerine başkent olarak seçmişlerdir. 1326'da beyliğin başkenti Bursa iken 1365'te Edirne olmuş ve başkent Anadolu'dan Avrupa'ya taşınmıştı. Aynı yıl Adriyatik kıyılarına ulaşan Osmanlı, aynı yüzyılda da Balkanlarda hızlı bir yayılma gösteriyordu. XV. yüzyılda Anadolu'da Fırat kıyılarına kadar gelen beylik iki yıl sonra Ankara Savaşında yenilerek bir buhran dönemi yaşayacaktır. Bunu 11 yıl gibi bir sürede atlatan Osmanlı'nın bu süre zarfında gelişimi durmuş, bu dönemde büyük bölümü elinde bulunan Anadolu'nun çoğu toprağı elinden çıkmış ve zamanında bünyesine kattığı birçok beylik tekrar bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Büyük olasılıkla bu dönemde gerçekleşecek olan İstanbul'un Fethi de 50 yıl gecikmeye uğramıştır. Sonuç olarak Çelebi Mehmet'in diğer kardeşlerini saf dışı bırakarak tahta çıktığı 1413 yılına kadar süren bu kargaşa döneminden sonra devlet Balkanlarda yürüttüğü politikaya kaldığı yerden devam etmiş ve bu süreç 1453-İstanbul'un Fethine kadar sürmüştür.
İstanbul'un Fethiyle Doğu Roma'nın mirasına da sahip olan Osmanlı hem devlet hem de hükümdar olarak büyük bir güç ve otoriteye ulaşmıştır. Fetih öncesi dönemdeki kaos ortamının puslu havası İstanbul'un ele geçirilmesiyle birdenbire dağılmış ve bu durum İslam dünyasında güvene, düşman saflarında ise tedirginliğe yol açmıştır. Bu dönemde tekrar canlanan eski Türk adetleri ve gaza siyaseti Osmanlı'nın milli ve dini değerlerine bağlılığını ortaya koyarken, bu değerler sayesinde devletin egemenlik anlayışının sınırlarının ne denli genişlediğine de iyi bir örnek teşkil etmiştir. Kendisini Türk-İslam-İran ve Roma devlet geleneklerinin sentezcisi olarak kabul ettiren Fatih'in İstanbul'u almasıyla Osmanlı, gerçek manada bir imparatorluk haline gelmiş ve elde edilen bu başarıdaki potansiyel ise Yeniçağ düşüncesinin de bir nevi tetikleyicisi olmuştur. Ayrıca dini bir olgu olarak Ortodoks kilisesinin Müslümanlarca himayesi başta Katolik Avrupa olmak üzere diğer Hıristiyan mezhepleri de telaşa sürüklemiş, bu süreçten sonra batı Hıristiyan kimliğini Müslüman-Türk karşıtı bir tutumla genişletmiştir. Bu tutumun Osmanlı'daki karşılığıyla ortaya çıkan kimlik çatışması beraberinde günümüze değin süren Müslüman doğu-Hıristiyan batı düşmanlığının gelişmişlik ve yenilmişlik düzleminde ele alınmasını da getirmiştir.
Yukarıda da görüldüğü gibi Osmanlı Devleti Anadolu devleti değil sanıldığının aksine Avrupa menşeli bir devlettir ve başlarda taşıdığı batılı kimlikle bünyesindeki doğulu unsurları ustaca birleştirebilen Osmanlı sonlara doğru bu niteliğini kaybetmiş, yakalandığı milliyetçilik hastalığının neticesinde köklerinden sadece birine tutunmak gibi bir hataya düşerek farklı akımlar arasında med cezirler yaşamış ve kıtalar arası düşünce geçişlerinin ortasında kalarak Orta doğu-Orta Asya ve Avrupa'nın kıskacında gittikçe daralan bir dünyanın mağlup kimliğine bürünmüştür.

KAYNAKLAR:
Bozkurt GÜVENÇ, Türk Kimliği, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ank, 1993.
M. Orhan BAYRAK, Türk İmparatorlukları Tarihi, Bilge Karınca Yay, İst, 2002.
Erhan AFYONCU, Sorularla Osmanlı İmparatorluğu I-II-III, Yeditepe Yayınları, İst, 2002-2004.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 25/06/2008 19:56 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
      Başlık Yazar Tarih
    thread link
Alper Sarı | İncelemeleri
Alper Sarı 19/05/2008 21:58
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın