Skip to content

TELVE Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Buradasınız:Anasayfa arrow Forum
Telve Dergisi
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Yeni Çıkanlar... (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Yeni Çıkanlar...
#38
yavuz (Yönetici)
Ne yaparsın... Yalnızız, samimi ve mutluyuz...:)
Yönetici
Gönderiler: 211
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY yavuzuluturk@msn.com Doğum Günü: 1985-01-08
Yeni Çıkanlar... 11 Ay, 3 Hafta önce Karma: 2  
Edebiyatın hemen her dalında eser veren Tanpınar, eserleriyle olduğu kadar şahsiyeti, hayat tarzı ve sahip olduğu kültürün derinliği ile yakın dönem edebiyatımızın en önemli şahsiyetlerinden biridir. Prof. Dr. İnci Enginün ve Prof. Dr. Zeynep Kerman'ın hazırladığı elinizdeki kitapta, Tanpınar'ın bilinmezleri, acı ve sevinçleri ile iç dünyası ve özel hayatı, edebiyat çevreleriyle ilişkilerini kendi kaleminden bulacaksınız.
'Bu defteri seviyorum. Benden sonra okuyacağını düşünüyorum. Hoşuma gidiyor. Geçen zamanım görülecek sanıyorum...'
'Hiçbir şeyi bitiremiyorum... Gece yarısı öksürükle uyandım ve ilk defa gelecek seneye çıkamam korkusu aklıma geldi. Ciddiyetle geldi. Hiçbir şeyi bitirmeden ölmek istemiyorum. O kadar eser ve kullanmadığım o kadar kelime varken...'
'Abdullah Efendi'nin Rüyaları, bilhassa birinci hikaye böyle tenkitsiz mi geçecekti? Huzur ki okuyucuların hepsi sevdiler, üç makale ile, Yaz Yağmuru hiçbir akissiz mi geçecekti.' 'Bunların Türkiye'ye getirdiği hiçbir şey yok muydu? Türkiye ve Türkçeye. Ya şiirlerim? Hala hiç kimse 'Deniz' manzumesinden bahsetmedi. 'Deniz' manzumesi Türkçenin beş on manzumesinden biridir. Buna eminim. Buna makalelerimi de ilave edin... Fakat niçin bu kadar haksızlık? Bu işte eksiğim nedir! ' 'Belki de kendi kendimi mahveden benim. Hakkımdaki suikastinin bir sebebi de belki de benim...'
'Daima derinleştim. Sıfırdan başlamış gibiydim. Bu sıfır Yahya Kemal ve Haşim hariç Türk şiirinin değer seviyesiydi. Eğer burada genişlemeğe razı olsaydım benim de hiç olmazsa Faruk (Nafiz Çamlıbel) kadar bir şöhretim olurdu. Biraz kaysaydım Orhan (Veli Kanık) ve cahit'ten (Sıtkı Tarancı) fazla sevilen adam olurdum. Yapamadım. Hakikaten sıfırdan başladım.' 'Kırk yaşında tek oda müstakil evim oldu. Herşey, hayatımda herşey geç oldu. İlk nesir kitabım kırk yaşında çıktı. Hala ikinci romanım Remzi'de bekliyor...'


www.ilknokta.com
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 14/05/2008 03:34 tarafından Alper Sarı.
 
...

Yarın bekleyebilir, beklesin
Beklemekteyim çünkü ben senin güzelliğini

İsmini

Hüseyin Atlansoy


...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#67
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 348
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
Rüzgârlı Camlar çıktı. 10 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  
Rüzgârlı Camlar çıktı.

Serkan Türk'ün ikinci öykü kitabı Rüzgârlı Camlar çıktı. Kül Sanat Yayınlarından çıkan kitapta bir şiir ve on üç öykü yer alıyor. Camlar, Rüzgârlar ve Bulutlar olmak üzere üç bölümden oluşuyor kitap. İlk öykü kitabı Uzak Yaz ile okuyucusuyla arasında sağlam bir köprü kuran yazar geçmişi, ölümü, hayatına teğet geçen yalnız insanları ve bitmemiş aşkların ağrılarını anlatıyor. Serkan Türk'ü yeni keşfedenler için lirik bir dil ve soluksuz okunacak bir kitap Rüzgârlı Camlar...

Arka Kapak Yazısı

Birbirine çapraz duran açık kapılardan içeri sızan ışık bir gölge ile bozulacak diye geçiriyorum içimden. O anda bir gölge duvarı boydan boya geçiyor. Ve başka gölgeler zeytin ağaçlarının orada kayboluyor. Traktörler geçiyor aralıklı saatlerle. Sadece bazı yaşlı insanlar selam veriyorlar bana. Daha önce beni görmemiş olmalarının ve bir süre sonra başka birilerine selam verecek olmalarının hiçbir önemi yok onlar için. Havaya kalkan bir sağ el. Benim elimde belirsiz bir şeye uzanır gibi kalkıyor havaya.

Serkan Türk
Rüzgârlı Camlar, 96 sayfa
Kül Sanat Yayınları
Şubat 2008

 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 28/05/2008 21:10 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#141
yusufgündüz (Yönetici)
Buraların kralı benim...:)
Yönetici
Gönderiler: 116
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY y.leyli84@hotmail.com Doğum Günü: 1984-07-31
Cvp:Yeni Çıkanlar... 9 Ay, 2 Hafta önce Karma: 2  
Arkadaşlar Tanpınar'ın günlükleri yayınlandı yayınlanalı kafamı birşey kurcalıyor. Sizce böyle birşeye gerek vermıydı? Ya da bir yazar neden böyle birşey yapma ihtiyacı hisseder ki?...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
sessizlik ruhuma dokundu bugün
sensiz kalktım seni aramaya ben...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#180
yavuz (Yönetici)
Ne yaparsın... Yalnızız, samimi ve mutluyuz...:)
Yönetici
Gönderiler: 211
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY yavuzuluturk@msn.com Doğum Günü: 1985-01-08
Cvp:Yeni Çıkanlar... 9 Ay önce Karma: 2  
Hani Allah Teala demiş ya ben varlığım bilinsin diye yarattım Âdemoğlunu...

Tanpınar da Allah'ın kulu değil mi?

Her kulda O'ndan bir parça yok mu?

İşte Tanpınar da bu yüzden benden sonra beni benim kalemimden okusunlar demiş...

Vesselam...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
...

Yarın bekleyebilir, beklesin
Beklemekteyim çünkü ben senin güzelliğini

İsmini

Hüseyin Atlansoy


...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#182
yusufgündüz (Yönetici)
Buraların kralı benim...:)
Yönetici
Gönderiler: 116
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY y.leyli84@hotmail.com Doğum Günü: 1984-07-31
Cvp:Yeni Çıkanlar... 9 Ay önce Karma: 2  
Sevgili Yavuz, Tanpınar bunu yaparken senin kadar tasavvufi düşünmüş müdür? Hiç sanmıyorum.
Ya da dediğin gibiyse bile o bunu farketmemiş belki de farkedemeden bu işi yapma arzusunu duymuştur. Bu günlükteki duruş onu gösteriyor.
Yani bence cevabın hiç de tatmin edici değil hocam.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
sessizlik ruhuma dokundu bugün
sensiz kalktım seni aramaya ben...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#282
yusufgündüz (Yönetici)
Buraların kralı benim...:)
Yönetici
Gönderiler: 116
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY y.leyli84@hotmail.com Doğum Günü: 1984-07-31
Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri 8 Ay, 1 Hafta önce Karma: 2  
BİZİM İÇİN BİR ARAYA GELMİŞ HİKÂYELER
"Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri"

Bir hikâyemiz olsun her birimizin. 'Hep bizi' değil 'hepimizi' anlatan hikâyelerimiz olsun. Yaşarken her gün yanından geçip de göremediklerimizi bize göstersin. Yanı başımızda bulunup da farkına varamadığımız kimseleri fark etmemize yardımcı olsun. Simit satan küçük çocuğu, paçavralar içindeki dilenciyi, elsiz ayaksız yaşamak zorunda kalan insanları, kapıcının çocuğunu, komşularımızı, köprü altlarında ki evsiz barksızları, gecenin bir yarısı kaldırımda sendeleyip duran sarhoşu, banka sırasında yere yığılıp kalan yaşlı teyzeyi, bankamatiklerin içinde uyumak zorunda kalan çaresizleri ve bunlar gibi hayatımızda bulunan fakat onları hayatımıza sokmamakta direttiğimiz birçoklarını göz önüne getiren hikâyelerdir bize ait olanlar. Bizi sarıp sarmalayan, kendini defalarca okutan, her okunuşta bıktırmadan, ırgalamadan, kırmadan, dökmeden görmediklerimizi ya da görüp de fark etmediklerimizi; fark edip de es geçtiklerimizi bize gösteren hikâyelerdir hayatımızın asıl macerasını konu edinenler. Bu konuda yazarın rolü de tartışılmaz bir konuma sahiptir. Sanatçıyı sanatçı yapan en önemli özellik herkesin duyduklarını, gördüklerini değil; herkesin göremediklerini, fark edemediklerini fark eden bir duyarlılık ve hassasiyete sahip olmasıdır. İşte bu hassasiyete sahip olmak, o hikâyeyi bize ait bir hikâye gibi hissettirir.
Onur Caymaz, bu hassasiyetini Sait Faik, Selim İleri gibi ustaların da yaptığı gibi ayrıntılardan yola çıkarak, parçaları birleştirmeyi genel anlatımı yakalama azmiyle birleştirince ortaya bizim hikâyelerimiz çıkmış. Caymaz'ın kurguladığı olaylar ve karakterleri hayatımızın uzağında durmuyorlar. Hikâyelerdeki karakterler elinizi uzatsanız değecekmiş gibi yakın. Bir yerde 'mesaj'a 'meşaz' diyen insanlar, kapıcının çocuğuna matematik dersi veren komşu teyze, zar zor ayın sonunu edip de cebinden şiir kitabı eksik etmeyen üniversiteli öğrenciler ve buna benzer daha birçoklarına ait, belki de aramızdan birilerinin serüvenine paralel yaşamlar. Böyle olunca yaşarken fark edemediğimiz veya kaybolan duyarlılıklarımızdan dolayı fark etmek istemediğimiz ve sonra tümüyle kaybettiğimiz hassasiyetlerimizi tekrar gözümüzün önüne koyuyor Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri. Kitap ismi gibi kalp ve tenin arzuları arasında bocalayan, çarpışan günümüz insanlarının hikâyelerine yer veriyor. Kitabın ismi sadece bir hikâyenin ismi olmaktan öte; bütün hikâyelerde de değinilen bir temayı içine alıyor. İnsanoğlunun evrene geldiği günden beri içselleştirdiği âli ve süflî hislerin girift çatışmasının yanında; orta halli insanın mucizesiz yaşamında fark edilmeyen ne kadar güzellik ve mutluluk olabileceğini de barındırıyor kendi içinde bu hikâyeler. Hisleriyle ve zaaflarıyla birlikte sahneye çıkan karakterler belki de hayatınızda yaşayıp da unuttuğunuz bir şeyleri size verdikten sonra mütevazıce geri çekiliyorlar önünüzden. Hiçbir karakter kendi başına bir kahraman hüviyetine girmiyor. Zaten hikâyelerin öyle mucizeler yaratma gibi bir iddiayla ortaya çıktığı da yok. Sanatçı; "bunlar zaten vardı sizin hayatınızda ne çabuk unuttunuz?" der gibi koyuyor önünüze hikâyelerini. Aklınıza şu muammayı yerleştiriyor bir de: "Neden sahip olduklarınızla mutlu olarak yaşamak varken, bu kadar şeye sahipken, yaşıyorken ve yaşlanabiliyorken sahip olduklarınızı görmeden, mucizeler bekliyorsunuz."
Hikâyelerin her köşesinde de tanıdık bir isme rastlamak mümkün. Kitabı okurken bir anda karşınızda Peyami safa, Atilla ilhan, Behçet Necatigil gibi Türk edebiyatının tanınmış isimlerine rastlayabilirsiniz. Çünkü Caymaz'ın karakterlerinin bir diğer özelliği de okumaya ve edebiyata meraklı kişiler olmaları. Yazar bunu biraz da bilerek tercih ediyor zannımca. "Eskişehir'de Ankara'da bir öğrenci evinde ya da başka bir yerlerde birileri beni okuyorsa ve onlarla o kontağı kurabilmişsem mutlu olurum ben" diyen yazar, bu hikâyeleriyle okuyan, okumayı seven insanlara doğru koşma çabasında sanki. Fakat okumak, okumayı sevmek asla bilgiçlik haline gelmiyor hikâyelerde. Zaten mütevazı bir hayat tarzı içinde görünüyor bu insanlar ve tam kıvamında da kalıyor bu edebiyat merakları. Kendilerine özendiren bir yanları da yok değil; ama aynen hikâyenin içindeki duruşları gibi hiçbir zaman hikâyenin önüne geçmiyorlar bu karakterler.
Hikâyelerini birçok noktada usta hikâyecilerin kurduğu temellerde yükselten yazar, Kalbin ve Tenin Tüm İstekleri'yle geleneği geleceğe bağlayan bir konumda bulunuyor. Bu kitaptaki hikâyelerle de bunu bize biraz daha açık bir şekilde gösteriyor. Kolay okunabilen, zorlamadan anlatılan, şiirlerle ve dizelerle süslenmiş bu anlatımların sahibi Caymaz, şiirsel anlatımın yoğun olduğu bu kitabıyla okurunun dimağında farklı ve güzel bir iz bırakacaktır kesinlikle. Yeter ki okur da yazarın okura ulaşma çabasına ilgisiz kalmasın. O zaman herkes kitapta kendine ait bir hikâye bulacaktır muhakkak. Hem de okurken satırlar arasında tebessüm ederek.

Yusuf Gündüz
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 28/05/2008 21:13 tarafından Alper Sarı.
 
sessizlik ruhuma dokundu bugün
sensiz kalktım seni aramaya ben...
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın