Skip to content

TELVE Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi

Buradasınız:Anasayfa arrow Forum
Telve Dergisi
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Ölümün Ömrü Bir Gün (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 8
BAŞLIK: Ölümün Ömrü Bir Gün
#1442
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
Metin And Aramızdan Ayrıldı 3 Ay önce Karma: 5  


Yazar, araştırmacı, bilim adamı Metin And vefat etti

17 Haziran 1927 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinin ardından ilk önce yüksek lisans yapmak için Londra'ya, daha sonra da bale, opera ve tiyatro eğitimi için Rockefeller Vakfı bursuyla New York'a gitti.
Ulus gazetesinde 15 yıl boyunca tiyatro eleştirmenliği yapan And, yazı yaşamına edebiyat, opera ve bale eleştirmenliği ile başladı.
And, ardında bazıları yabancı dillerde olmak üzere 50'ye yakın kitap, 1500 kadar da bilimsel inceleme, tanıtım-eleştiri yazısı ve ansiklopedi maddesi bıraktı.
Aynı zamanda Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü (1970), Türkiye İş Bankası Bilimsel Araştırma Ödülü (1980), Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü (1983), Fransa Hükümeti'nin "Officier de l'ordre des Arts et des Letres" nişanı (1985), İtalya Cumhurbaşkanı'nın "Şövalyelik" nişanı (1991), Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü (1998) gibi birçok ödül ve nişanın da sahibi olan Metin And, 30 Eylül 2008 Salı günü, 81 yaşında Ankara'da vefat etti.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 03/10/2008 23:33 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1512
Alper Sarı (Yönetici)
Editör
Yönetici
Gönderiler: 349
graph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
A L P E R S A R I
Kaybımız "Dağlarca" 2 Ay, 3 Hafta önce Karma: 5  


Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı Kaybettik

Ne çok şair ve yazarın ölümünü sahiplendi bu yıl bütün hüznüyle. Bu hüzne bizi yaklaştıran bir haber de bugün geldi. Fazıl Hüsnü Dağlarca, 94 yaşında aramızdan ayrıldı. Zamanın sahnesinden bir yüz daha eksildi. Bir şair duyarlılığı ve zarif bir söyleyişle son bir mısra koydu sevenlerinin önüne.
Sanatta toplumcu anlayışı benimseyen Dağlarca, şiirlerinde bu kimliğini ustaca ve hiçbir akıma bağlı kalmadan yansıtmasını bilmiştir. Üretken kişiliği ve bağımsız estetik tavrı, onun Türk halkı tarafından benimsenmesinde etkin bir rol oynamıştır. Aldığı birbirinden değerli ödüllerle de bu tutumu tescillemiştir. 1967 yılında ABD'deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından "En iyi Türk Şairi" seçilmesi de bu değerin uluslararası boyutunu temsil etmektedir.
2001 yılında 21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisinde şiirden bahsederken; "Şiirler, nereden geldiği belli olmayan, tanımı yapılamayan, bütün yaşamımızı etkileyen boyutları evrence süren o ateşböcekleridir." demişti. Şimdi ise okurları onun yokluğunda bıraktığı ateşböceklerinin ışığına yönelecekler.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 15/10/2008 23:26 tarafından Alper Sarı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1522
tandogan (Kullanıcı)
çaylak üye
Gönderiler: 14
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY tan.dogan61@yahoo.com Konum: Şâir, Yazar, Felsefeci Doğum Günü: 1961-01-17
Cvp:Kaybımız "Dağlarca" 2 Ay, 3 Hafta önce Karma: 0  
karanlıkta bir susta

Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya






sen
şiir ekersin
susta



sen
şiir seversin
seste



sen
şiir biçersin
sözde




sen karanlıkta bir susta
denli geceyi bölersin
usta



tan doğan
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1533
tandogan (Kullanıcı)
çaylak üye
Gönderiler: 14
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY tan.dogan61@yahoo.com Konum: Şâir, Yazar, Felsefeci Doğum Günü: 1961-01-17
Cvp:Kaybımız "Dağlarca" 2 Ay, 2 Hafta önce Karma: 0  
tan doğan




Şair Yok !

Dağlarca'nın Anısına Saygıyla...



(Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı anma törenindeydim bugün -20 Ekim 2008, Pazartesi. Süreyya Operası doluydu Dağlarca'nın sevenlerince. Ne ki, şiir kitapları olan, yazın dergilerinde şiirleri yayınlanan, kitap fuarlarında yer alan, söyleşilere katılan, televizyon kanallarında izlenceleri olan şairlerden, neredeyse kimse yoktu! Birkaç konuşma, birkaç şiir ve... Hepsi bu!
Bunun için değil salt; "şiir" olgusu bağlamında da "şair" yok! Ne acı...
Yine seni okuyacağız Dağlarca;
yine senin gibi "şair"lerle yaşayacağız yana yana...)





Şair yok bu ülkede şimdilerde. Hiç kimse kızmasın, kırılmasın, alınmasın, öfkelenmesin. Şiirle uğraşmak, şiir kitapları yayınlamak, seçkilerde/güldestelerde/ yıllıklarda yer almak; kitap fuarlarına katılmak, imza günlerinde imza dağıtmak, söyleşilerde yer almak kişiyi şair yapmaya yetmez. Ahbap-çavuş ilişkisiyle, mahşerin atlılarından onay almakla, körler-sağırlar ağırlamasına katılmakla şair olunmaz. Sevilgen ekinin sergeninde (popüler kültürün vitrininde) konu mankeni olmak, üç-beş yazın derneğinin üyeliğine soyunmak, kimi televizyon kanallarının boy (dev) aynasında görünmek şair kılmaz insanı. Zor sanattır şiir ve şair olmak en ağır işçilik...

Bir yaşam biçimidir şairlik, bir adanmışlık, bir şiir-erliği... "İnsanı ve yaşamı şiirle savunmak" savaşımıdır; eli kalem-kağıt tutamayıncaya, yüreği-usu dirimini yitirinceye, tinsel ve bedensel yapısı ölününceye dek... İnsanlığın özgürlük, bağımsızlık ve eşitlik bayrağını, son soluğuna kadar şiir şiir taşıyan kişidir şair. Evrensel barış, mutlu insanlık ve yeryuvar kardeşliği ülküsünün yılmaz savaşımcısıdır bir yaşam... Direnç kalesi, umut bekçisi, sevi sözcüsüdür herkesin... Dil, din, ten ayrımcılığı yapmayan bir yüce erdem anıtıdır... Çıkar, konum, para için ne kalemini, ne düşüngüsünü, ne de tinini satandır... Tanrıların kıskandığı bir başka yalvaç, bir başka ermiş, bir başka bilge kişidir O. Acıyı bal eyleyen, baldırana ballandırıp baban, "adam gibi adamdır şair."

Ey şair olduğunu sanan, ey birilerince (!) şair oldurulan! Haykır şimdi kendi kendine, bunların hepsi bende var, diye... Nâzım'ların, A.Kadir'lerin, Hasan Hüseyin'lerin, Dağlarca'ların... İnsanlık soyundan, erdem okyanusundan, şiir şahdamarından geliyorum, diye... Kalemimi asla satmaz, mahpusta gürül gürül yatar, kelle koltukta yaşarım diye... Bir yaşam boyu şiire gönül veren, şiir okyanusuna varmak için bir çay olup akmaya çabalayan, şiir emekçisi olarak nice şiirin ya da şiir kitabının altına imza atan can insanlar anlıyor bu söylenenleri ve bir iç çekiş, bir boyun büküş, bir damla gözyaşı döküşle şair olmanın ne anlama geldiğini çok doğru bir biçimde anlıyor/algılıyor ki, onlara sözümüz yok, yürek borcumuzdan başka... Sözümüz, şairimsilere, şairciklere, şiir yazıcılarına, şiir bezirganlarına... Sözümüz, söyleyecek sözü olmayanlara... Sözümüz, uslarda ve yüreklerde değil bir şiiriyle, bir dizesiyle bile yer edinememiş olanlara... Sözümüz yapay, öykünmeci, yalancı şairlere!... Sözümüz, şan-şöhret, para-pul, çıkar-konum peşinde koşan, acınası tiplere... Sözümüz, anamalcı düşüngünün, küreselleşmeci söylemin, bilindik düzenin sözcülüğüne soyunanlara... Sözümüz, hiçbir zaman şair olmayan ve olamayacak olan "hayal tacirleri"ne...

Diyoruz ki, şair yok bu ülkede şimdilerde. Bunca sözden sonra yine de, yana yana, yana yana yaşıyorum, diyebilen/dili varabilen biri var ise, haykırsın ve şair desin önce kendine, sonra da bize... Biz de yazalım / haykıralım dünyanın dört yanına sevinçle, artık bir Yunus'umuz, bir Pir Sultan'ımız, bir Nâzım'ımız ve bir Dağlarca'mız... : Artık bir şairimiz var, diye...
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Son Düzenleme: 22/10/2008 10:01 tarafından tandogan.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın