|
"Yağmur beni de öptü alnımdan, denizi öptüğü gibi."
Uzun süredir orada olmamın hiçbir önemi yoktu. Her şey olacağına varıyordu.
Denizin yağmuru sessizce kabul edişini seyrediyordum.
Çölde suyu bulan insanın nefes almadan içmesi gibi yağıyordu. Ara vermeye tahammülü yoktu. Çocuğunu özleyen bir anne gibi öpüyordu denizi.
Kimseler yoktu. Ben başım, omzum, gözlerim, ruhum sırılsıklam bir hâlde seyrediyordum denizi. Yağmurun özlediği gibi özlemiştim denizi, gözlerimi kırpmaya tahammülüm yoktu. Yağmur beni de öptü alnımdan, denizi öptüğü gibi. Ellerinden öptüm ben de onun.
Öyle dalıp da bakıyordum ki el ele tutuşan yağmurla denize; bir şeylere öyle uzun uzun bakmak sanki değiştirme gücü verecekmiş gibi geliyordu. Deniz birden bana bakıp hayatın anlamına dair nükteli bir söz söyleyiverecekmiş gibi, yağmur bana özel sakin bir gülümseme sunacakmış gibi, bir bulut tam ben ona bakarken düşün gücümle yerinden hareket ediverecekmiş gibi...
Ağladığımı kimseler görmüyordu.
Sevdiğimi daha çok sevdiren, yanlış sevmelerden sıyıran, içimi yıkayan yağmur, bana şükrü hatırlatan yağmur... Onu dingince dinleyen deniz... "Sahibinize şükürler olsun, şükürler olsun" diyordum.
Sonra yağmurun eteklerini toplayarak denizden çıkışını gördüm. Bulutların aralanışını gördüm. Güneşten yollar açıldı denizin içine içine bulutlardan... Yavaş yavaş sahile dokunmaya başladı deniz. Benim içimde yeni doğan bir şeyleri duyuşum gibi, nefes alıp vermeler yapıyordu. Kabarıp sahile kadar geri çekiliyordu. Onu sevdiğimi yazdım ıslak kumsala. Geldi ve sildi kabardığında. Tekrar yazdım, yine sildi. Böyle olmuyordu belli. Yazarak olmuyordu. Yürüdüm içine... Kabarıp da sönen içine... Griden maviye dönen gözlerinin derinine baktım. Uzun uzun baktım. Sonra yağmurun onu nefes almadan öptüğü gibi düşündüm onu. Öyle nefes almadan düşündüm.
Uzun süredir orada olmamın bir önemi yoktu. Her şey olacağına varıyordu.
"İşte böyle" dedi. Sevindim ben. Üşüyen ellerimi ona verdim. Avuçlarımın yanmasını bir yandan da üşümesini verdim.
"Hadi git şimdi" dedi."Islanmışsın çok."
"Olur" der gibi baktım.
Sevinçliydim. Toprak kokusunu ciğerime müthiş bir hazla çekerek ağladım kanat çırparak eve dönerken...
yazar:...
|