|
Ali KOÇYİĞİT / Tiyatro ve Doğuşu |
|
|
|
Ali KOÇYİĞİT
T iyatro teorik anlamda, “dram sanatının yönetmen, oyuncu, tasarım sanatçıları, uygulayımcılar, uzmanlar ve seyircinin etkileşimi ile ortaklaşa üretilmesi”(1) ya da “dramatik gösterilerin tümü”(2) olarak nitelendirilir. Ayrıca “oyun oynama eylemi”(3), “oyunların oynandığı yapı, alan ya da yer”(4), “etkinliğine ilişkin olarak tiyatroluk gereçler ya da yöntemler”(5) de tiyatroyu tanımlayan diğer kavramlardır. Peki, nereden geliyor bu tiyatro? Amacı ne ve neye hizmet ediyor? Aslında bu soruların cevabını ilköğretim çağından beri biliyoruz. Mitolojiye dayandırılıyor tiyatronun doğuşu. O zamana kadar sadece “şarap ve coşkunun tanrısı, Zeus ile Seleme’nin oğlu Diyonizos”a(6) ayin için bağbozumlarında yapılan sunumlar ve söylenen ilahiler, keçi postu giyilerek daha da renklendirilir. Keçi kılığındaki oyuncular dans edip ilahi söylerler. İşte tiyatronun ilk çıktığı kaynak bu olay olarak bilinir. Zaten ‘tragedya’ kelimesi Yunancada “tragos = keçi + odia = ezgi”(7) anlamlarını taşır.
|