yükümlülüğü sınırsız; göz göze olduğu iyi bir sahneden fırlamış zamanın da bir eksikliği var; bir bakışlık uçurumu alevlendiren: sen. be - n - dendeki sen.
oysaki seninle sınırlı olmak var. bu benimkisi boşa zaman eklemek. dudaklarında esrimek, düş kırıklığında arınmak kendimden: sende bulunmak;
dedim ya esrik salt eksiklik esriklik. özü bu dem.