Kenan YÜCEL
Kınalı'yla kına yaktık başlangıcımıza
indik inmesine de azar azar
azmaya başlamışken mutluluğumuz
Burgazada'yı gaz odasına çevirmesin mi sis
kaçtık kaçırmamak için, akıl! son vapura
en son atlayan bizdik iki kaçık aşık
iki kaşık yemek bile yememiştik oysa
iki çift laf bile daha, iki atın çektiği
bir fayton bile çekmemişti çektiğimizi
kuyruğu şakladıkça koltuklarında
Heybeli'de elin elimde ol aşacaktık tepe
tepe sevinçler yerleştirip heybemize
bir büyük açlıkla büyüğü Büyükada'da
açacaktık, büyüksün diyecektik ey hayat
yüksün taşımasını bilmeyene, yüksünmeyecektik
düşünmeyecektik olursak kim taşır küfemizi
yüksüksüz terzilerdik dikilecektik sarhoşluğa
parmaklarımızı emerdik çok çok
bir pişirimlik aşkta közlediğimiz kalplerimizin
dumanında aşk şiirleri okuyacaktı yerliler
tutar yanı yoktu apar topar, yatıya kal
aa bilirdik öğretmen evi cem evi falan
tanrı misafiri olabilirdik inan
masam da cennet olurdu seninle ha
Edip'inkinden de çoğul, dipsiz
bir şişeden içerdik sevdayı
diye gözlerini sis basmıştı sevgili
mahsuscuktan mahsur kaldın odamda
uzanıp aklarımızı emdik, dağıldı
şimdi allegro bir şarkı havaya